İclal Aydın - Salkım Sokak No:3
Salkım Sokakla yolumun ilk kez kesişmesi, sıcacık bir etkinin peşi sıra adımlarımın beni bu sokağa çekmesi, insanlarını tanımak, sokağın ruhunu solumak isteyişim; fakat ne olursa olsun no:3’ün kapısını tıklatmayı aklıma koyuşum bir yaz gününe tesadüf etmişti. Daha okumadan beni bu kitaba çeken bir şey vardı: Günümüzde yitirilmiş o mahalle kültürü ve insan ilişkileri. İşte o gün bugündür sevgili İclal Aydın’ın eseri hep aklımda kaldı. Aradan aylar geçti ve bir kış günü yolum kitabın satırlarına düşüverdi. On birinde küçük bir çocuk, beraberinde henüz yedisinde bir başka küçükle yanımda belirdi. Sonra “Tık!” dedi durdu zaman. Başka dönemde kendi akışında bir hikâyeyi usulcacık fısıldamaya başladı.
Zaman, takvim
yapraklarının 1990’lı yıllarda kapı önlerini mor salkımların süslediği bir
sokakta akmaya başladı. Göçmen ailelerin yaşadığı, sokağında çocukların
koşuşturduğu, kültürlerin birbirine kardeşçe karıştığı, hangi sosyal sınıftan
olursa olsun insanların bir arada aynı yerde buluşabildiği; umudu, sevinci,
sofradaki ekmeği, aşı paylaşmanın yanında hüznün de paylaşıldığı, dayanışmanın
olduğu bir sokaktı burası.
İclal Aydın, eserinde, bir
sokağın ve sakinlerinin hikâyesini daha küçük bir çocukken tanıdığımız ve
büyüyüşüne tanıklık ettiğimiz Mert’in ağzından bize aktarırken mahalle
kültürüyle büyümüş her neslin özlem duyduğu bir yerden okuruna sesleniyor. Zira
“Salkım Sokak no:3” herkesin içinde bir yerlerde yaşattığı kendi salkım
sokağından, çocukluğundan veya kendisinin olmasa da büyüklerinden dinlediği o
zamanlardan izler bulabileceği bir eser. Kitap, söz konusu dönemin dokusunu
okuruna yansıtırken beraberinde Mert ile birlikte büyümenin sancılarını, gidenleri
ve kalanları, aşkları, imkânsızlıkları, eksik kalmışlıkları, aile ve arkadaşlık
bağlarını, göç ve göçmenlik olgusunu, aidiyet kavramını bireyler üzerinden
düşünmeye olanak sunuyor. Öte yandan kitaptaki büyüme sürecinin bir getirisi
olarak yetişkin gözlerle o sokağa, kendi yaşantısına bakan Mert ile birlikte
yeniden zaman karşısında değişen ve dönüşen dünyada insan ilişkilerini ve
mahalle kültürünü hem bireysel hem de toplumsal düzeyde düşünmeye davet ediyor.
Birbirine değmeden
hızla akıp giden, sadece fiziki anlamda paylaşılan; fakat özünde paylaşılmayan
ortamların birbirine yabancı ve güvensiz insanlar yetiştirdiği, sokaklarında
çocukların doyasıya koşmadığı/koşamadığı bir çağda bu eser özlem duyulan,
anılarda yaşatılan o güzel zamanlara doğru okurunu bir yolculuğa çıkarıyor.
Dili gayet akıcı ve kısa sürede okunabilecek bu kitap benim okur yanım için
yeterince edebi ve derin değildi. Fakat bu, kitabın çok insani bir yana, yüreğe
temas ettiği ve çocukluğunun o güzel dünyasına kaçmak isteyenlerin uğrağı
olabileceği, ilgiyle okuyabileceği bir eser olduğu gerçeğini de değiştirmiyor
elbette. İlgilisi için adresi: Salkım Sokak no:3 İzmir diye not düşüp kitap
kokulu, huzurlu bir akşam diliyorum J
.jpeg)
Yorumlar
Yorum Gönder