Celâl Şengör - Hasan Âli Yücel ve Türk Aydınlanması

Hasan Âli Yücel hakkında kimimizin belli bir bilgisi olduğu kadar ona dair herhangi bir bilgisi de olmayabilir; ancak hiçbiri olmasa bile muhakkak bugün Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın ilgiyle okuduğumuz ve onun adını taşıyan klasikler dizisinden kendisine bir parça aşinayızdır. Bu dizinin onun adını taşıması sadece bizatihi bu yayınevinin kurucusu ya da Tercüme Bürosu’nun kurucusu olması sebebi ile değil, her şeyden önce daha 1935 yılında henüz İzmir milletvekili iken:

“Okullarımızda ileri memleketler edebiyatını gençlerimize tanıtmak, büyük eserlerin tercümelerini yaparak geniş ölçüde eser neşretmek, seçme ve kritik etme kabiliyetini kazanmış bir okur kütlesi yapacak, yazıcılarımız da bu kütleyi doyurmak için itinalı çalışmaya mecbur kalacaklardır,” düşüncesiyle daha sonra Bakan olarak planladığı doğrultuda hem Batı’nın hem Doğu’nun klasiklerini kıymetli bir seri olarak bizlere kazandırmasından gelir.

 Kendisi aynı zamanda Milli Eğitim Bakanı, Köy Enstitüleri’nin destekleyicisi olmanın yanı sıra eğitimci, yazar ve gazeteci… Vehasıl saymakla bitiremeyeceğimiz tüm bu unvanlarını tek bir tanım altında toparlayacak olsak şüphesiz ki onun için “Türk aydınlanmasının en büyük neferlerinden biri” diyebiliriz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda Türk eğitim hareketinin en büyük destekçisi, uygulayıcısı olarak bu ilerici ve aydın insanın yaşamı boyunca yaptıklarının sadece bulunduğu çağı değil, gelecek kuşakları da ışığı ile ne denli aydınlatabilecek nitelikte olduğunu bu minik ama dolu dolu kitap gözler önüne seriyor.

Kıymetli bilim insanı ve emekli akademisyen Prof. Dr. Ali Mehmet Celâl Şengör’ün kaleminden “Hasan – Âli Yücel ve Türk Aydınlanması” eseri, bir biyografi ya da kalem kalem aydınlanma yolunda yaptığı icraatları anlatan bir kitap değil. Fakat pek tabii metin içinde bunların izini de sürmek mümkün. Bu kitabın asıl odak noktası, Hasan Âli Yücel’in düşünce yapısı ve eğitim anlayışıdır. Tam da bu noktada elimizde tuttuğumuz kitabın kıymetli bir anahtar olduğunun ayırdına varırız. Bu anahtar, Yücel’i tanımaya, anlamaya, hayatına ve aydınlanma hareketi içinde yaptıklarına da kapı aralar. Dolayısıyla Hasan Âli Yücel’i tanımak ve anlamak adına çıkılacak yolculukta önemli bir basamak niteliği taşıyan eserlerden biri olduğunu söyleyebilirim. Kitabın baskılarına yazılmış önsözler, giriş, ve ek yazılar yanında aslında 2 temel bölümden oluşan bu güzel kitaba daha yakından göz atacak olursak; Şengör, okurlarına karşılaştırmalı anlayışla bilimin aydınlattığı yolu takip ederek Hasan Âli Yücel’in düşünce dünyasını ve bu doğrultuda Türk aydınlanmasına olan büyük katkılarını doyurucu bir biçimde sunarken bir yandan da aslında genç Cumhuriyetin eğitim anlayışının daha sonraki yıllarda nasıl yerle yeksan olduğunu, nelerin yitirildiğini, tam olarak hangi noktada kırılma yaşandığını da çarpıcı bir biçimde gözler önüne serip okurunu düşünmeye ve sorgulamaya itiyor.

Her bir satırında Hasan Âli Yücel’i biraz daha yakından tanıma ve anlama imkânı bulduğum bu kitabı ilgiyle okudum. Hepimizin Hasan Âli Yücel’i daha iyi tanınması gerektiğini düşüyor ve onu tanıma yolculuğunda heybenize bu minik kitabı da atmanızı tavsiye ediyorum. Kitabınız bol, keyfiniz daim olsun.

Yorumlar

Takipçiler