Celâl Şengör - Hasan Âli Yücel ve Türk Aydınlanması
“Okullarımızda ileri
memleketler edebiyatını gençlerimize tanıtmak, büyük eserlerin tercümelerini
yaparak geniş ölçüde eser neşretmek, seçme ve kritik etme kabiliyetini kazanmış
bir okur kütlesi yapacak, yazıcılarımız da bu kütleyi doyurmak için itinalı
çalışmaya mecbur kalacaklardır,” düşüncesiyle daha sonra Bakan olarak
planladığı doğrultuda hem Batı’nın hem Doğu’nun klasiklerini kıymetli bir seri
olarak bizlere kazandırmasından gelir.
Kendisi aynı zamanda Milli Eğitim Bakanı, Köy
Enstitüleri’nin destekleyicisi olmanın yanı sıra eğitimci, yazar ve gazeteci…
Vehasıl saymakla bitiremeyeceğimiz tüm bu unvanlarını tek bir tanım altında
toparlayacak olsak şüphesiz ki onun için “Türk aydınlanmasının en büyük
neferlerinden biri” diyebiliriz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda
Türk eğitim hareketinin en büyük destekçisi, uygulayıcısı olarak bu ilerici ve
aydın insanın yaşamı boyunca yaptıklarının sadece bulunduğu çağı değil, gelecek
kuşakları da ışığı ile ne denli aydınlatabilecek nitelikte olduğunu bu minik
ama dolu dolu kitap gözler önüne seriyor.
Kıymetli bilim insanı
ve emekli akademisyen Prof. Dr. Ali Mehmet Celâl Şengör’ün kaleminden “Hasan –
Âli Yücel ve Türk Aydınlanması” eseri, bir biyografi ya da kalem kalem
aydınlanma yolunda yaptığı icraatları anlatan bir kitap değil. Fakat pek tabii
metin içinde bunların izini de sürmek mümkün. Bu kitabın asıl odak noktası,
Hasan Âli Yücel’in düşünce yapısı ve eğitim anlayışıdır. Tam da bu noktada
elimizde tuttuğumuz kitabın kıymetli bir anahtar olduğunun ayırdına varırız. Bu
anahtar, Yücel’i tanımaya, anlamaya, hayatına ve aydınlanma hareketi içinde
yaptıklarına da kapı aralar. Dolayısıyla Hasan Âli Yücel’i tanımak ve anlamak
adına çıkılacak yolculukta önemli bir basamak niteliği taşıyan eserlerden biri
olduğunu söyleyebilirim. Kitabın baskılarına yazılmış önsözler, giriş, ve ek
yazılar yanında aslında 2 temel bölümden oluşan bu güzel kitaba daha yakından
göz atacak olursak; Şengör, okurlarına karşılaştırmalı anlayışla bilimin
aydınlattığı yolu takip ederek Hasan Âli Yücel’in düşünce dünyasını ve bu
doğrultuda Türk aydınlanmasına olan büyük katkılarını doyurucu bir biçimde
sunarken bir yandan da aslında genç Cumhuriyetin eğitim anlayışının daha
sonraki yıllarda nasıl yerle yeksan olduğunu, nelerin yitirildiğini, tam olarak
hangi noktada kırılma yaşandığını da çarpıcı bir biçimde gözler önüne serip
okurunu düşünmeye ve sorgulamaya itiyor.
Her bir satırında Hasan
Âli Yücel’i biraz daha yakından tanıma ve anlama imkânı bulduğum bu kitabı
ilgiyle okudum. Hepimizin Hasan Âli Yücel’i daha iyi tanınması gerektiğini
düşüyor ve onu tanıma yolculuğunda heybenize bu minik kitabı da atmanızı
tavsiye ediyorum. Kitabınız bol, keyfiniz daim olsun.

Yorumlar
Yorum Gönder